İş ve çalışma ilişkilerinin gidişatı içinde, işçiler işverenlerinden, genelde en başta yaptıkları iş sözleşmesi dışında haklarını istememekte ve kendilerinde, işverenleriyle yaptıkları iş sözleşmesi dışında hiçbir hak görmemektedir. İşçilerin kanunlarla elde edilmiş çok sayıda hakkı vardır. Ancak işçi, işvereniyle en başta iş sözleşmesini kurarken, sigortasız çalışmaya, asgari ücretten az bir ücrete, yıllık izinlerin kanundaki sürelerden kısa yapılmasını kabul etmiş olabilir. İş Kanunu’na göre, işçi kanuni haklarından feragat bile etmiş olsa, işçi lehine durumlar oluşur. Bu yazımızda, işçi ücreti ve diğer unsurları tek tek inceleyeceğiz.
- Sigorta Primine Esas Kazanç: İşçi, istisnai durumlar hariç olmak üzere, çalışmaya başlamasından bir gün önce SGK’ya bildirilir ve sigortalılığı başlatılır. İşveren, işçiye ödemiş olduğu ücret ve ücretin dışında vermiş olduğu, ayni olarak da paraya çevrilebilen(hediye çeki, indirim kuponu vb.) şeylerin toplamını SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. Yani örneğin, bir işçinin maaş hesabına asgari ücret yatırılıyorsa ve bunun haricinde bir o kadarlık ücret de kendisine elden teslim ediliyorsa, SGK’ya da yalnızca bankaya yatan kısım için bildirimde bulunuluyorsa, burada işveren tarafından kanuna aykırı bir işlem yerine getiriliyor demektir. İşçi, sigorta konusundaki bu eksiği, dava yoluyla daha sonra ikame edebilir.
- Ücret: İşçinin ücretinin tamamı banka yoluyla kendisine ödenmelidir. Ancak uygulamada, neredeyse tüm işverenlerin, asgari ücret tutarında bir meblağı banka yoluyla ödediğini, ücretin diğer kısmını da elden ödediğini görmekteyiz. Bu uygulama, işçinin iş akdinin feshi durumlarında, işçi aleyhine durumlar oluşturmakta, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer ücret alacaklarını temelden değiştirmektedir. Bu sebeplerle, iş ilişkisinin devamı sırasında, mutlaka işverence hazırlanan ve maaşın tamamını gösteren bordrolar ve benzeri yazılı evraklar saklanmalıdır. Yazılı belge, olası bir dava durumunda işçinin elini tanık beyanlarından daha fazla güçlendirecektir. Ancak yazılı belge bulunamadığı halde tanık beyanları da ispat açısından ciddi bir delil kabul edilmektedir.
- Fazla çalışma ücreti: Halk arasında fazla mesai olarak bilinen kavramdır. Günlük çalışma süresi 7.5 saat ve fazlası olan işçiler için, İş Kanunu’nda günde 1 saatlik ara dinlenme kavramı öngörülmüştür. İş Kanunu’na göre, bir işçi, bir hafta içinde en çok 45 saat çalıştırılabilir. Yani, bir işçi, işvereniyle, işe girerken mutabık olduğu ücret şartlarını, İş Kanunu’na göre, haftalık 45 saatlik bir çalışma için kabul etmiş sayılır. Yani, haftanın 6 günü, günde 7.5 saat çalışan ve her gün 1 saat ara dinlenmesi yapan bir işçi, günde 8.5 saatten sonraki her çalışmasında fazla süreli bir çalışma yapmış kabul edilmektedir. Her fazla çalışma saati ise, NORMAL SAAT ÜCRETİNİN 1.5 KATI olarak hesaplanmaktadır. Örneğin, bir işçi 7.5 saatte 15 TL kazanmakta(saati 2 TL) ve 3 saat de fazla çalışma yaptıysa, fazla çalışmaları kapsamında da 9 TL(2×1.5=3 TL fazla çalışma saat ücreti) fazla çalışma ücretine hak kazamaktadır.
- Resmi Tatillerde çalışma: Ülkemizde 1 Ocak(1 gün), 23 Nisan(1 gün), 1 Mayıs(1 gün), 19 Mayıs(1 gün), 30 Ağustos(1 gün), 29 Ekim(1.5 gün), Kurban Bayramı(4.5 gün) ve Ramazan Bayramı(3.5 gün) resmi tatil olarak kabul edilmektedir. Yani, bir yılda 14.5 gün, resmi tatil olarak geçirilmektedir. Bir çok işçi, yalnızca dini bayramlarda çalıştırılmamakta, ancak ulusal bayramlarda çalıştırılmaktadır. Herhangi bir resmi tatil gününde çalışma yapıldığı takdirde, işçi O GÜN İÇİN, NORMALDE ALDIĞI ÜCRETİNE DEĞİL, O ÜCRETİN 2 KATINA HAK KAZANMAKTADIR. Yani bir işçi, 23 Nisan’da 50 TL günlük ücret kazandığı bir işte çalıştırıldıysa, o gün için kendisine verilmesi gereken ücret 100 TL’dir.
- Yıllık İzin Ücretleri: 1 yıllık çalışmasını dolduran işçi, yıllık izne hak kazanmıştır. Aynı işyerinde 1-5 yıl arası çalışmış işçiler 14 gün, 5-15 yıl arası çalışmış işçiler 20 gün, 15 yıldan fazla çalışmış işçiler için 26 günlük bir yıllık iznin doğduğunu söyleyebiliriz. Yıllık izin haklarını kullanmamış işçilerin bu hakları ücret alacaklarına dönüşür. Yani örneğin 3 yıldır aynı işyerinde çalışmış olan bir işçinin, yıllığı 14 günden hesaplanmak üzere 42 günlük bir yıllık izin ücreti alacağı doğmuştur.
Bu unsurların biri veya birden fazlası eksik yerine getirilmesi halinde, iş sözleşmesi, işçi tarafından, kıdem tazminatına hak kazanılarak derhal feshedilebilir. Hatırlatalım ki, ücret alacaklarınızın zamanaşımı süresi 5 yıldır. Yani, alacaklarınızı dava konusu ettiğiniz takdirde, davayı açtığınız günden itibaren 5 yıl geriye dönük hakları talep edilebilir.